Hoşgelen, sefa gelenler, bol bol gelenler

nişan detayları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nişan detayları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ocak 2014 Perşembe

Balayımız ;)

Balayı kısmı evlilik hazırlıkları içinde en dinlenceli bölüm olması dolayısıyla favorimdi, düğün koşuşturmacası boyunca Antalya'ya gitmenin deniz,kum,güneş ve açık büfenin hayalini kurdum. Evet açık büfenin :) Düğün öncesi 25 kilo verdiğim için ortalama son 4 ay doğru düzgün tatlı yemedim, düşünün nutella bile yemedim :))

Biz balayında Antalya'ya gitmeye karar vermiştik, havaalanına en yakın bölgede Lara plajının olduğu bölüm Kundu bölgesi malum :) Oradaki oteller içinden de en çok hoşumuza giden Baia Lara oldu, fotoğraflarına baktığımız,yorumlarını okuduğumuz kadarıyla da çok huzurlu bir yere benziyordu.

İlk olarak otelin sitesinden aldığım görselleri sizinle paylaşayım; 




Balayı paketi aldığımız için odaya giriş yaptığımızda süslemeler ve çiçeğimiz bizi karşıladı


Balayı paketi dedikleri; normalde beyaz banyo terlikleri veriyorlarken balayı için bu şeker terlikleri veriyorlar ayrıca traş seti, diş fırçası seti, gazete servisi, odaya kahvaltı, alacarte rest. rezervasyonu, odaya ilk gün çerez şarap servisi... gibi ayrıcaklıklarınız oluyor


Biz rezervasyonu etstur aracılığıyla yapmıştık, deniz manzaralı oda demek yandan deniz manzaralı odaymış gidince farkettik :)


Daha sonra odamızın değiştirilmesini talep ettik, bankona oturunca eğilmeden denizi görebileceğimiz bir oda :)

Otel bu konuda bize yardımcı oldu ve denizi gerçekten gören odalar sadece suit odalarmış ve bir de özellikle yabancıların talep ettiği tek kişilik yataklı odalar bu yüzden bize suit oda verdiler, duvar değil boydan boya camdı, yatağımıza uzandığımızda tüm manzarayı görebiliyorduk gerçekten çok güzeldi.

Odamızın gece manzarası

Meyve sepeti ikramımız

Odaya kahvaltı servisimiz

"Yediğin içtiğin senin olsun gezip gördüğünü anlat" derler ama anlatmazsam olmaz :)

3ay tatlıyla birbirimize hasret kalmamızdan dolayı balayından hasretimizi bol bol giderdik :)
Baia Brasserie 24saat açıktı mesela, gün boyu oradan pasta yiyebiliyordunuz :) eşim normal yiyeceklerle karnını doyururken ben pek yemek yemeyip sürekli tatlı yedim

Benim için kahvaltı evde de olsam otelde de olsam; peynir, zeytin, sucuklu yumurta ve çikolata demek :)

Otel bildiğiniz yiyip içmenize odaklanmış, gün boyu sınırsız ikramlar, her akşam farklı bir konseptte çeşit çeşit yiyecekler. 

Tabağım tabiki en sevdiğimiz konsept olan "Türk Gecesi"nden bir seçki :)) Adana Kebap, içli köfte, çiğ köfte, acılı ezme ve haydari, sanırım tatlıdan çok yemek yediğim tek geceydi
 

Her akşam üstü plajda mangalda balık-et gibi seçeneklerimiz oluyordu tabi ben balıkları hiç kaçırmadım
Sanırım balayımız boyunca protein çeşitleri ve tatlı yüklemesi yaptım kendime
Aldığım tek karbonhidrat kahvaltıda yediğim 2 dilim ekmek sanırım :))

Snack büfeler vardı ufak ufak; döner patates waffle köfte... aklınıza ne geliyorsa hepsi tüm gün hizmet veriyordu

Eee yedik içtik gelelim havuza :) Biz denizden de havuzdan da bol bol faydalandık 

Güneşte oturmaktansa gölgede oturmayı tercih ederim genelde
   
 Bizim ilk odamız kelebek şeklindeki otelin sağ kanadının en iç kısmıydı, suit odamız ise sol en uçta gördüğünüz büyük odaydı, bir de 5.kat olunca tüm manzaraya hakimdik

White partyler oluyordu haftada 2 kere falan sanırım, discodan daha havadar ve hoş bence heryer bembeyazdı. Bir gece bir grup vardı çok iyilerdi ama isimlerini hatırlayamadım, bir başka gece ise sadece dansçılar vardı.
-Baia Lara Facebook'tan alıntıdır-

Evett tatilimiz bitti bu da otele veda pozum :) Otelin giriş kısmı bu bölüm. Ama üzgün surat daha anlamlı bence, keşke daha uzun kalsaymışız diye düşündük ayrılırken. Çünkü tam bir dinlenme huzur tatili oldu bizim için. 

Bu elbizem de balayına gitmeden Koton'dan bayılarak aldığım elbisem, likralı bir penye gibi, görünmese de yanları dizden itibaren yırtmaçtı. Ahh şu düğün öncesi gaz yine bir gelse de balayında alınan 3 kilo ve kalan kilolarda bir gitse :))

Otele genel olarak bakacak olursak; temizlik çok iyiydi, odaların dekorasyonu sade ve hoştu, tam bir huzur oteliydi. Genel olarak çocuklu aileler vardı fakat neredeyse hepsi yabancı olduğu için doğru düzgün çocuk ağlaması bile duymadık. Otel istatistiklerini asıyorlardı her gün,Türklerin kaldığı oda sayısı 5'i geçmiyordu. 1i zaten bizdik :)

Amfi tiyatroda da etkinlikler vardı ancak bizi pek sarmadı çocuklu ailelere yönelikti genelde. 

Huzur, sessizlik, gün boyu çalan hafif müzikler, yemek saati meydanda bir kemancı... gibi şeyler istiyorsanız oteli kesinlikle tavsiye ederim. Biz düğün hazırlıklarını kısa bir sürede tamamlamak zorunda kaldığımızdan dolayı bizim için balayı dinlenme huzur demekti, öyle tüm gece süren partiler değildi bu yüzden biz memnun kaldık ve bir güzel dinlendik.

Tabi eğlence istediğim yazlarda tercih edeceğim bir otel değil. Şöyle bir düşünüyoruz da; çocuğumuz olasıya kadar eğlence amaçlı tatile çıkarız. Ama Allah nasip eder bir gün çocuğumuz olursa tekrar Baia Lara'ya gitmeyi düşünüyoruz.


- Pamuk Şeker Tadında Günler ;) -

9 Kasım 2012 Cuma

09.11.11 Nişanımız

Düşünüyorum da geçen sene bu zamanlar sanırım dünyanın en mutlu insanları bizdik
Her detayıyla ayrı ayrı ilgilenip ufak bi nişan yapmıştık
Ve sanırım tam da bu saatlerde ilk dansımızı yapıyorduk sevgilimle
İlk yılımızı ayrı geçiriyoruz ama kalplerimizin bir olması bana yetiyor
 Sevgilim hayırlısıyla askerden döndükten sonra tüm yıldönümlerimizi birlikte geçiririz inşallah

Biz o gün çok eğlendik bi sürü fotoğraf çekildik
Normalde 14 tane konması gereken albüm bize çok az geldi ve 32 fotoluk bi albüm yaptırdık
Her anı her karesi o kadar hoşumuza gitti ki hiç birini atmak istemedik
Hepsi ömür boyu bizimle olsun istedik
Arkadaşlarımız,akrabalarımız onlarda sağolsun binlerce foto çektiler gece boyu
O kadar çok fotomuz var ki mükemmel birşey bu her anımız karelenmiş :))

Bunlar da benim stüdyo çekiminde seçtiğim birkaç kare
Digital kayıtları vermedikleri için taratabildiğim kadarıyla fotoğraflar

Nişanlığımın en net görüldüğü fotoğraf bu
Rengi en iyi burada belli olmuş


Bu klasik pozlardan sonra ise biz çok eğlendik Canımmmla:))

Evettt onu kaptımmm :))

O gün herşey istediğimiz gibi oldu ve içimizden geldiği gibi yaşadık.
Umarım sizin de en güzel günleriniz böyle unutulmaz ve güzel geçer
Darısı bekarların başına ;))



30 Nisan 2012 Pazartesi

Aşkımızın simgesi - Alyansımız

Evetttt gelelim nişanlımla benim, BİZim alyansımıza ;)) 

Ben sarı altını çok sevmem ama alyans sadece beyaz altın olunca bana çelik yüzükleri anımsatıyor biz de bu yüzden sarılı beyazlı bir model istiyorduk nişanlımla ama nişandan yaklaşık 6 ay önce –daha nişan tarihi bile belli değilken- Gülaylar altının vitrininde alyanslara bakarken beğendik alyanslarımızı.
Ve daha sonra ne modellere baktık ne de gördüğümüz alyansları beğendik.
Bizim aşkımızın somut simgesi, sonsuzluğumuzun göstergesi…
İçinde sadece isimlerimiz yazıyor
G..... & M....

Sarı altın olan kısmı üste gelecek şekilde takıyoruz

Nişanda takılırken ters takıldı :)

Yara bereden kurtulamadık :))

29 Nisan 2012 Pazar

Aşkın simgesi: Alyans seçimi

Alyans, evliliğin yüzyıllardır hiç değişmeyen simgesi ve değerli bir aksesuar olmaktan öte kalbimizdeki kişiye bağlılığımızın, birlikteliğimizin ve sevgimizin tek somut simgesi… 

-Son iki günüm Pucca'nın 2.kitabıyla geçtiği için alyansı erkekleri daha çekici bulup göz hapsine alan kızlara sövesim de var yani :))- 

Alyansın yuvarlaklığı, aşkın sonsuzluğunu ve devamlılığını sembolize ediyor. Yeri ise asırlardır belli… Eski Mısır inanışına göre, kalbe kadar hiç kesintiye uğramadan giden damar olduğuna inanılan sol elin dördüncü parmağı. 

Alyansın ömür boyu takılacağı düşünülerek ona göre karar verip, modası geçmeyecek, tek taşa ve diğer takılara uyacak bir model olması gerekir. Eskiden nişan ve nikah yüzüğü olarak takılırmış ona da uydurmak gerekirmiş ama artık yüzüklerin kalınlaşması ve bir de tek taş eklenmesiyle bu imkansız hale geldi bile :) 

Tek renk sapsarı incecik alyanslar modaydı önceleri, sonra benim gibi sarı altını itici bulanları epey sevindiren iki renkli alyanslar moda oldu. Sarı ve beyaz altının birlikte kullanıldığı hatta pembe ve kırmızı altının eklendiği çok farklı modeller tasarlandı. Bu renklere taşlar eklendi… Tek taşlı, pırlantalı alyanslar... Ama şimdi taşın da modası geçiyormuş ve yüzükler yavaş yavaş şekilden çok anlamı öne çıkartan sade haline geri dönüyormuş. 

Beyaz altının hala sarsılmaz bir yeri var modellerde ve satışlarda. Bu durum Avrupa’da da değişmiyormuş ama onlar bizim gibi süslü ve gösterişli modeller yerine düz bir halka olarak tercih ediyorlarmış. Ama bizde de, bol bol süslü ve gösterişten uzak modellerin üretiminin artmasıyla, ilgi bu minimal modellere doğru kaymaya başlamış. Süslü yüzüklerin bırakılmasının bir sebebi de, eşlerin birbirleriyle birebir aynı yüzüğü takmak istemesiymiş. Gelinler de bazen damat yüzükleri gibi taşsız modelleri seçiyormuş. Ancak moda ne kadar değişirse değişsin, değişmeyen tek bir alışkanlık var ki o da; kalbimizdeki ismi alyansımıza yazdırmak… 

Özellikle uyarmak istediğim bir konu var ki; yüzüklerin kalınlaşmasıyla parmağımızın yüzük takılan kısmının hava alması zorlaştı. Ama artık yüzüklerin içi ortadan kenarlara doğru çok hafif bombeli yapılıyor ki parmağınız hava alabilsin. Kalın yüzük alırken ölçü de çok dikkat edilmesi gereken bir konu. Örneğin parmağınıza tam olan ince bir yüzük, parmağınız şiştiği zamanda parmağınıza girebiliyor ama kalın yüzük de maalesef durum böyle değil. Fakat çok büyük alırsanız da kaybetme riskiniz var. Bu yüzden yüzüğün parmağınıza rahat bir şekilde oturduğundan emin olun.

Bazı alyans modelleri;




 




2 Nisan 2012 Pazartesi

Zevc-i izdivac

"-Ey dilberi ranâ! Ey tesadüf-ü müstesna! O mahrem suratınızı görünce size lahzâ-i kalpten sarsıldım... Niyetim acizane-i taciz etmek değildir.. Bilâkis efkâr-i umumiyede ufak bir aile bacası tüttürmektir.. Sözlerim sizi temin ve tatmin edecekse şayet zevc-i izdivacınıza talibim!.."


Evlenme teklifi...
Her kız için, her erkek için, her çift için en önemli anlardan biri bence...

Teklifi, sürprizi, yüzüğü... ayarlayan erkek için de 
hiç ummadığı anda sevdiği erkeği karşısında elinde yüzükle bulan kız için de
Yüzlerinde oluşan, gözlerinin içini güldüren, göz bebeklerini parıldatan bir an...

Ben başkalarının hazırladığı, organizasyon şirketlerine parayla hazırlatılan evlilik tekliflerine karşıyım biraz, bence içten olmalı ve sevgilinizle size özel olmalı...
Bizim ki gibi...

Ve güzel günümüzden en sevdiğimiz kare;

8 Şubat 2012 Çarşamba

Gelin damat kadehlerimiz


Uzun zamandır -araya bir sürü konular girdi falan- bir türlü nişanla ilgili detaylara devam edemedim, gelelim nişan kadehlerimize...
Nişan da hangi tabakları bardakları kullanacağımızı düşünürken internette de bazı araştırmalar yaptım, süslü süslü nasıl olabilir kadehler falan diye... En sonunda gelin damat kadehleri gördüm ama her zaman ki gibi üzerinde biiiiiir sürü değişiklik yaparak -ve tabi ki yine becerikli annemle- kadehlerimizi oluşturduk :)) Herkes de bayıldı kadehlerimize tabi gelin kadehinde ki elbiseyi de nişanlığım gibi mercan rengi yapmadan olmazdı ;))

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...